Venezuela Krizi, Mehmet Küçük’ten ABD operasyonuna değerlendirme: ‘Güç, Maden ve Bitmeyen İştah’
Venezuela Krizi, Mehmet Küçük’ten ABD operasyonuna değerlendirme: ‘Güç, Maden ve Bitmeyen İştah’
ADIYAMAN (PERRE) - Berfin GÜRBÜZ- Mehmet Küçük, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri hamlesini değerlendirirken, "Güçlü olan, zayıf gördüğüne dokunuyor" dedi. Venezuela'nın petrol ve stratejik madenlerle zengin olduğunu vurgulayan Küçük, "Kaynak var ama refah yok. Yönetim ideolojik reflekslerle ilerliyor, ülke dış müdahalelere karşı savunmasız" ifadelerini kullandı.
Gece yarısı gelen haberlerle Amerika'nın Venezuela'ya yönelik bir askeri hamle yaptığı konuşulmaya başlandı. Mali Müşavir Mehmet Küçük, konuya ilişkin değerlendirmesinde açıklamaları "tanıdık" olarak nitelendirdi. Küçük, "Güvenlik, istikrar, tehdit... Hepsi daha önce defalarca duyduğumuz cümleler. Ama işin özü yine değişmiyor. Güçlü olan, zayıf gördüğüne dokunuyor" ifadelerini kullandı.
Küçük, Venezuela'nın yıllardır kendi içine kapanmış, dünyaya mesafeli bir ülke olduğunu vurguladı. "Oysa bu ülke fakir değil. Aksine, yerin altı zenginlikle dolu. Petrol başta olmak üzere altın, demir, boksit, koltan gibi stratejik madenler açısından sayılı ülkelerden biri" değerlendirmesinde bulundu. Küçük, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bugün teknoloji konuşuyorsak, savunma sanayi konuşuyorsak, bu madenlerin ne anlama geldiğini herkes az çok biliyor."
Venezuela'nın bu zenginliği doğru yönetemediğini belirten Küçük, ülke ekonomisinin yıllardır kapalı bir yapının içinde döndüğünü söyledi. "Farklı ticaret kanalları aranmadı, üretim çeşitlendirilmedi. Devlet her şeyi kontrol edeyim derken sistemi kilitledi. Sonuçta halk fakirleşti, piyasa çöktü, para pul oldu. Kaynak var ama refah yok. Bu çelişki zaten başlı başına bir problem" ifadelerine yer verdi.
Ülke yönetimine ilişkin değerlendirmesinde Küçük, "Ülkenin başındaki isim de bu tabloyu toparlayacak bir devlet adamı profili çizemedi. Net bir model yok, net bir vizyon yok. Liyakat desen tartışmalı. Yönetim daha çok ideolojik reflekslerle ilerliyor. Böyle olunca Venezuela, dış müdahalelere karşı güçlü olmak yerine daha da savunmasız hâle geliyor" ifadelerini kullandı.
Venezuela'nın dış ilişkilerinde Rusya ve Çin eksenine dayandığını kaydeden Küçük, "Ticaret, kredi, siyasi destek bu iki eksende dönüyor. Bu durum Amerika'nın hoşuna gitmiyor, açık konuşmak gerekirse. Çünkü mesele demokrasi falan değil; mesele kontrol. O madenlerin, o petrolün kimin elinde olacağı meselesi" dedi.
ABD'nin operasyonuna ilişkin analizlerini de paylaşan Küçük, "Amerika'nın neden saldırmış olabileceğini anlamak için çok derin analizlere gerek yok. Tarihe bakmak yeterli. Amerika, çıkar gördüğü her coğrafyada benzer yöntemleri kullanmış bir ülke. Latin Amerika bunun en net örnekleriyle dolu. Sömürgecilik kelimesi belki artık eskisi kadar açık söylenmiyor ama yöntem hâlâ aynı: önce baskı, sonra müdahale, sonra yeni düzen" ifadelerini kullandı.
Olası bir işgal veya geniş çaplı çatışmanın küresel etkilerine de değinen Küçük, "Eğer bu süreç bir işgale ya da geniş çaplı bir savaşa evrilirse, bunun etkisi sadece Venezuela ile sınırlı kalmaz. Küresel piyasalar da bundan payını alır. Özellikle belirsizlik dönemlerinde altın her zaman olduğu gibi öne çıkar. Savaş ihtimali arttıkça yatırımcı güvenli limana yönelir. Bu da altın fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturur" ifadelerini kullandı.
Küçük, açıklamalarını özetlerken, Venezuela meselesinin yalnızca bir ülkenin iç sorunu olmadığını vurguladı: "Kötü yönetilen zenginliğin, dış müdahalelere nasıl davetiye çıkardığının somut bir örneği. Güçlü olanın, zayıf olana karşı sabrının ne kadar sınırlı olduğunun da."
Kaynak : PERRE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

