Ses kısıklığı ve göğüs ağrısının nedeni reflü olabilir!
Ses kısıklığı ve göğüs ağrısının nedeni reflü olabilir!
Gastroözofageal reflü hastalığı, mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla oluşan bir rahatsızlıktır. Toplumda sık görülen ve bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen reflü, göğüs ağrısı, kronik öksürük ses kısıklıkları ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle kendisini belli ediyor. Hastalık, doktor kontrolünde yapılan bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlarla çoğu zaman kontrol altına alınabiliyor. İlaçların yetersiz kaldığı hastalarda ise ameliyatsız endoskopik işlemlerle reflü tedavisi başarılı bir şekilde yapılabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Salih Boğa, reflü hastalığının nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgi verdi.
Reflüyü basit bir mide rahatsızlığı olarak görmeyin
Gastroözofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu oluşmaktadır. Normalde alt özofagus sfinkteri adı verilen kas yapısı bu kaçışı engellemektedir. Ancak bu kapak zayıfladığında ya da gevşediğinde mide asidi yemek borusuna ulaşarak tahrişe neden olmaktadır. Uzun süre devam eden reflü, yemek borusunda hasara ve yaşam kalitesinde belirgin düşüşe yol açabilmektedir.
Reflü şikayetleri farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor
Her reflü şikâyeti aynı şekilde kendini göstermeyebilir. En sık görülen şikayet mide yanması olsa da, bazı hastalarda boğaz ve solunum yollarını etkileyen belirtiler de görülebilmektedir. Özellikle tekrarlayan ve günlük yaşamı etkileyen şu bulgular reflü açısından dikkate alınması gereken önemli sinyaller arasında yer almaktadır:
Sürekli mide yanması: Özellikle yemeklerden sonra ve yatarken artan yanma hissi Yutma güçlüğü: Yemek borusundaki tahrişe bağlı yutarken zorlanma ve ağrı Ses kısıklığı ve boğaz ağrısı: Mide asidinin ses tellerini etkilemesiyle özellikle sabahları belirginleşen şikayetler Kronik öksürük ve hırıltı: Özellikle gece boyunca tekrarlayan öksürük ve hırıltı Ağızda acı veya ekşi tat: Mide içeriğinin yukarı çıkmasına bağlı tat değişikliği Göğüs ağrısı: Yemek sonrası veya yatarken ortaya çıkabilen ve kalp ağrısıyla karışabilen ağrı hissi Mide bulantısı ve kusma: Mide asidinin tahriş edici etkisine bağlı gelişebilen şikayetler.Yaşam tarzı değişiklikleri tedavide önemli rol oynuyor
Reflü tedavisinde ilk basamak genellikle yaşam tarzı düzenlemeleridir. Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, yatış pozisyonunun düzenlenmesi, kilo kontrolü ve asit artıran gıdalardan kaçınmak şikayetleri önemli ölçüde azaltabilmektedir. Birçok hastada bu önlemler ve ilaç tedavisi ile hastalık kontrol altına alınabilmektedir.
Bazı hastalarda ise ilaç tedavisine rağmen şikayetler devam edebilmektedir. Bu durumda günümüzde cerrahiye alternatif olarak reflüyü kontrol altına alabilecek gelişmiş endoskopik tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Özellikle ameliyatsız reflü tedavisi olarak bilinen Endoskopik Fundoplikasyon, son yıllarda dikkat çeken modern bir seçenek haline gelmiştir.
Endoskopik yöntemle mide girişinde yeni bir bariyer oluşturuluyor
Endoskopik fundoplikasyon, ağız yoluyla ilerletilen endoskopik sistemler ve özel cihazlar aracılığıyla uygulanmaktadır. İşlem sırasında mide girişinde yeni bir kapak mekanizması oluşturularak mide asidinin yemek borusuna kaçması engellenmektedir. Böylece reflü şikayetlerinin kontrol altına alınması hedeflenmektedir. Günümüzde ameliyatsız reflü tedavisinin yani endoskopik fundoplikasyonun en yaygın uygulaması TIF(Transoral İncisionless Fundoplication) tekniğidir. Bu teknik, mide ile yemek borusu arasında daha güçlü bir bariyer oluşturarak reflüyü uzun vadede kontrol altına almayı amaçlamaktadır. Bu sayede mide içeriğinin yemek borusuna kaçışı engellenmekte ve reflü şikayetleri belirgin şekilde azalmaktadır.
Ameliyatsız ve minimal invaziv bir tedavi seçeneği sunuyor
Bu yöntem cerrahi kesi gerektirmediği için minimal invaziv bir işlem olarak kabul edilmektedir. Anestezi altında gerçekleştirilen endoskopik uygulama sonrası hastalar genellikle kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmektedir. İyileşme sürecinin daha konforlu olması ve hastanede kalış süresinin kısa olması önemli avantajlar arasında yer almaktadır.
Doğru tedavi ile yaşam kalitesi belirgin şekilde artabiliyor
Reflü hastalığı, doğru tanı ve kişiye uygun tedavi yaklaşımıyla kontrol altına alınabilmektedir. Yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisinin yeterli olmadığı hastalarda, cerrahiye alternatif olarak uygulanan endoskopik tedavi yöntemleriyle reflü şikayetlerinin azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir. Özellikle uygun hastalarda uygulanan endoskopik fundoplikasyon, reflünün neden olduğu şikayetlerin kontrol altına alınmasına ve hastaların günlük yaşamlarına daha konforlu şekilde devam etmelerine katkı sağlayabilmektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

