ONUN BUNUN MECLİS ÜYESİ OLMAYIN
ONUN BUNUN MECLİS ÜYESİ OLMAYIN
Bakırköy Belediye Meclisi ve diğer CHP’li tüm belediye meclislerine baktığımızda gördüğümüz manzara şu; Türkiye’de maalesef siyasi partiye aidiyet duygusu yok, sadece ONLARI O GÖREVE ATAYAN siyasi liderlere var.
Geçtiğim hafta yayınladığımız haberde; Bakırköy halkının oylarıyla seçilen belediye meclis üyeleri Uygar Elitoğ, Koray Biber, Tuğçe Çalık Karademir’den uzun zamandır haber alınamadığını yazmıştık ama dün yapılan meclis toplantısında yine gördük ki, bu üç arkadaş halen kayıplar ve bulunamamışlar. Bize ulaşan iddiaya göre, en son CHP grubu adına ABD’ye AK Partili belediye meclis üyemiz Ali Fatinoğlu’na geçmiş olsun ziyaretine gittikleri ve en kısa sürede yurda dönerek Cuma günü yapılacak meclis toplantısına katılacakları söylendi.
Bakırköy Belediyesinin dün yapılan meclis toplantısında, belediyenin bilgi işlem müdürlüğü tarafından iki yeni ihale için hukuk komisyonuna dosyaların gönderilmesi, CHP ve AK Partili meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Genelde bazı belediye başkanlarının şov yapmak amaçlı kullandığı iki ihalenin maliyeti ne kadar olacak ve Bakırköylü ortaya çıkan maliyet sonrası kafasını çevirebilecek mi bilemiyorum ama beceriksiz yöneticiler tarafından nasıl soyulduğumuzu gelin size aşağıda net biçimde anlatayım.
Bu ihalelerden ilki, Mobil Uygulama Oluşturma İşlemi İhalesi. Uzmanlara göre, mobil uygulama yapmak için günümüzde sıfırdan kodlama bilmeniz gerekmiyor. Kodsuz yapay zeka araçları kullanarak dakikalar içinde bir proje çıkarabilir, yerel platformlarda native (doğal) kodlama dilleri kullanabilirsiniz. Yani bu son derece basit işlemi sıradan bir zekaya sahip insan bile yapabiliyorken, bilgi işlem müdürlüğünde çalışan müdür, şef ve yardımcılar yapamıyorsa ben orada durup her türlü düşünürüm. Demek ki neymiş, yatlarda poz vermek para işi, en basit işlem olan mobil uygulama nasıl yapılır bilmek zekâ işiymiş.
İkinci ve parasal olarak çok büyük ihale ise, Dijital İkiz ve Sayısallaştırma Alımı İşi; bu ihale de uzmanlardan edindiğim bilgiye göre daha şimdiden baştan sona tutarsızlıklarla dolu. Bakın, diyelim ki ihale yapıldı ve ihaleyi A firması kazanarak 12 ay boyunca hizmet sundu. (Şimdi denilebilir ki, programı bizim bilgi işlemde çalışan arkadaşlar kullanacaklar. Hadi lan oradan, senin bilgi işlemin mobil uygulama yapmayı bile bilmiyor, yüz kat daha zor olan dijital ikiz ve sayısallaştırma işini nasıl bilsin) Neyse biz devam edelim, 12 ay dolunca işi aynı firmaya veremeyeceğinize göre yeni ihale yapılması gerekiyor. Bu defa aynı ihaleyi C firması aldı ve dedi ki, ‘kullandığınız sistem eskimiş o yüzden biz şunu şunu yapacağız’ Peki o zaman 12 ay boyunca ödediğiniz paralar ne olacak?
Hukuk Komisyonunda ilk defa hukukçular var. Lütfen bu hukukçu arkadaşlar her iki ihaleyle ilgili KENDİ İRADELERİYE işin uzmanlarına danışsınlar. Yarın bu ihalelerin tüm vebali, bedduası ve iddiası o komisyon üyelerini de bağlar.
Tek suçu Ayşegül Ovalıoğlu’nun verdiği görevi yerine getirmek olan ve bu yüzden haksız, hukuksuz, adaletsizce içeride tutulan Ali Rıza Akyüz’ün desteğiyle seçilen Bakırköy ilçe kadın kolları başkan ve yönetimi ile, bazı belediye meclis üyelerini italik duruşlarından dolayı ayakta alkışlıyorum. Çünkü, Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası ile onların Akyüz tutuklandıktan sonra depreşen Ayşecik sevdaları ölümüne yarışıyorlar.
ONUN BUNUN MECLİS ÜYESİ OLMAYIN
Genel başkanı tanımıyoruz diyerek imza vermek de neyin nesidir? Bakırköy belediye meclis üyelerinin büyük çoğunluğu geçtiğimiz hafta eski genel başkan Özgür Özel'i destekleyen ve mahkeme kararıyla tedbiren genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu reddeden bir bildiri yayınladılar.
Bakırköy’e gram faydaları olmayan meclis üyelerine; o meşhur kurultayda hile yapıldığını herkes biliyor. Eğer siz bilmiyor ve patronlarınız sizden böyle bir bildiri istedi diye emir telaki edip imza veriyorsanız o halde meclis üyeliklerinizden istifa edip, patronlarınızla birlikte hukuk mücadelenizi sürdürmeye dışarıda devam edin. Aranızda iş takipçiliği yapan, yasaya aykırı işyeri açan, gelirinin çok çok üzerinde lüks yaşayan, meclis üyeliği sayesinde altına sıfır kilometre arabalar çekenler varsa ve onlar bu yüzden imza vermek zorundalarsa bir şey diyemem ama diğerleri derhal görevlerini bırakmalıdırlar. Siz her şeyden önce CHP’li üyelerin ve CHP’ye gönül verenlerin oylarıyla seçilmiş CHP’li başkan ve meclis üyelerisiniz… Özgür’cü, İmamoğlu’cu, Kılıçdaroğlu’cu değilsiniz. Tamam anladık, yarınızdan fazlanız hakkınız olmadığı halde başka il ve ilçelerden getirilip meclis üyeliğine atandınız ama vatandaş sizlere Özgür Özel’in meclis üyeleri, Ekrem İmamoğlu’nun meclis üyeleri diye oy vermedi, CHP’li olduğunuz için oy verdi. Sadece partili olan seçmenlerinizden utanmıyorsanız, bari partisi DEM’in talimatı doğrultusunda hareket ederek imza vermeyen meclis üyesi arkadaşınız Mehmet Cahit Ataş’dan utanın.
Lider Demişken!
Cahil toplum oluşumuzdan dolayı bizde partiler hep liderlerin isimleriyle anılırlar. Kılıçdaroğlu’nun partisi, Erdoğan’ın partisi, Bahçeli’nin partisi, İmamoğlu’nun partisi… Eskiden de öyle değil miydi, Ecevit’in partisi, Erbakan’ın partisi, Özal’ın partisi, Demirel’in partisi. Liderler hak vaki olur giderlerse partileri de genelde onunla birlikte mevta olurlardı.
Politikacılar gaz almak veya kaba terimle alay etmek için parti tabanından falan söz etmeyi pek severler ama bilirler ki, tabanın etkisi neredeyse sıfırdır. Yalan mı, her türlü teşkilatı ve milletvekili-belediye başkanı-belediye meclis üyesi adayını merkezin belirlediği bir sistemde tabanın ne etkisi olabilir? Yani tabanı lider belirlediği için, o lider tabandan çekinmez. Ayaklar baş olmasın korkusuyla, risk gördüğü teşkilatı ise değiştirir.
CHP iki yılda yenileşti mi?
Kesinlikle yenileşmedi bunun nedeni, diğer tüm siyasi partilerimizde de olduğu gibi, CHP'nin de bir türlü parti içi demokrasiye işlerlik kazandırmaya yönelememesinden kaynaklanıyor. Oysa demokrasinin olmazsa olmazlarından biri de, partilerin değişime uyum sağlamasını kolaylaştıran unsurları içermesidir.
Lafı daha fazla uzatmadan; gerekçesi ne olursa olsun lider değişmiştir. Partinin ne oranda demokrasiye yüzünü döneceği, parti içi demokrasinin geliştirilmesi için ne tür kararlar alacağı artık lidere bağlıdır. Parti içi demokrasi eksikliğinin, yenileşmeyi çok zorlaştıracağını bilerek hareket edecek olan anlayışın CHP ve diğer tüm partilere egemen olması en büyük beklentimizdir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

