HEYBELİADA ÖLMÜŞ AĞLAYANI YOK
HEYBELİADA ÖLMÜŞ AĞLAYANI YOK
"Dostluğun, arkadaşlığın kredisi biterse, ilişkinin limitini yükseltmeye gerek kalmaz."
Geçtiğimiz gün Değneksiz Köy’e dönüşmüş Heybeliada’da iki gün kaldım. Gördüklerim beni adeta derinden yaraladı. Ayyıldız Caddesinin bir tarafı tamamen atık malzemelerle adeta işgal edilmişti. Herhalde sahilden bir arka sokak da olduğu için, ‘belediye başkanı, zabıta ve bilcümle kamu görevlisinin gözünden kaçmış olacak’ diye iyi niyetimi koruyarak sahile yürüdüm.
Sahil arka caddeden de berbat
Değerli okurlar; bir sahil düşünün, restoranlar ve kafeler adeta yarış içerisindeler ama bu yarış müşteriyi memnun etme, temizlik, uygun fiyat yarışı falan değil. Bildiğin, sahilde belediyenin çizdiği sarı çizgiyi geçerek en fazla masayı nasıl atarım yarışı… vatandaş nereden mi yürüyecek? Kimin umurunda!
Yok bu böyle olmayacak, en iyisi mesire alanının da yer aldığı Değirmenburnu’na doğru yürüyüşe geçtim. Yaklaşık 300-400 adım atmıştım ki yorulduğumu hissedip yolun kenarında kaldırıma oturayım dedim… o da ne!!! Tel örgülere asılı bir tabela ve tabela da,’Yasal Uyarı. Lütfen Tel Örgü Boyunca Kaldırımlara Oturmayınız’ yazısı. Evet yanlış okumadınız, ormanda yürüyüşe çıkmışsınız ve yaklaşık iki kilometrelik yol boyunca kaldırımlara oturmanız yasak. Kaldırım dediysem, 30-40 santim eninde bir şey. Şimdi o tabelanın oraya asılması emrini veren her kimse bugüne kadar devletin ödediği maaşlar son kuruşuna kadar tahsil edilip o akıl fukarası derhal işten kovulmalı. Aksi halde devletime ödediğim vergilerin delikli bir kuruşu bile o akıl fukarasına zehir zıkkım olsun.
Eskiden faytonlara, sonra Adalar’a getirilen midibüslere, ota-boka eylem yapanlar niye o tabelaları görememişler, hayret!
Unutmadan söyleyeyim, Değirmenburnu mesire alanında bir de çok trajikomik bir tabelaya da rastladım. Resimlerini çektiğim tabelada aynen şu yazıyordu, ‘Yerde Ateş Yakmak, Piknik Masalarına Semaver ve Mangal Koymak Yasaktır’
Semaver ve mangalı yanarken elimizde tutamayacağımıza göre; o tabelayı oraya asanlar herhalde, vatandaş toprağın kaldırma gücünü keşfederek semaver ve mangalı havada tutup piknik yapsınlar diye düşünmüşler. Tabelada yazılı yasaklar şayet semaver ve mangalı oranın işletmecisinden alırsanız yasak değil.
Boş ver dedim kendi kendime, ‘bırak Heybeliada sahipsizliğiyle baş başa kalsın’ diyerek epeyce yürüyüp, Yeni İskele Yolu Sokağının sonunda bulunan ve daha önce herkesin kullandığı küçük iskeleye gideyim, belki belediye düşünceli davranıp bank koymuştur oturup dinleneyim ve denizin kokusunu ciğerlerime çekeyim dedim. İskeleye giriş bir işletme tarafından demir kapılarla kapatılmış. Heybeliadalıların yüzyıllarca kullandığı iskeleye giriş yasak, burası şahsa münhasır hale dönüştürülmüş.
Lozan Zaferi Caddesi, Refah Şehitleri Caddesi üzerinde yer alan görüntü kirliliklerini, işgal edilmiş kaldırımları, çöp toplama saatlerinin gelişigüzel yapıldığını, yine Ayyıldız caddesinde el arabaları, akülü araçlar, mal taşıma araçlarının şeylerine göre girip çıkmalarından dolayı gürültüden bir kafede oturup iki kelam edemediğimizi vs. yazmayacağım bile…
Olmadı Ercan Başkan, sen ki Adalısın, Adalar’ı herkesin hayranlık duyacağı dünya incisi yapacağını söylüyordun, hayallerin o kadar güzeldi ki ne bileyim iki yıl boyunca o hayallerin yavaş yavaş da olsa gerçekleşmeye başlayacağını umud edip durdum. Sen de diğerleri gibi malum ÇUKUR'a mı düştün çıkamıyor musun?Niye çığlığımızı duymuyor, görmüyorsun, yoksa başkanı mı koruyorsun diye bana sorduklarında, o bizim adanın çocuğu dertlere mutlaka çare olacaktır diyordum ama heyhatttttt!
Bu kadar çirkinliği beklemediğimizdendir, güvendiğimiz dağa kar yağmasına çok üzülmemiz Ercan başkan.
Not: AK Parti ilçe başkanı Sina Şen artık gerçek bir Türk tipi siyasetçi olmuş. Devletin hangi kurumu(en son ilçe tarım müdürlüğü yerli tohumdan üretilen fideleri dağıtıyordu) etkinlik yapsa gidip fotoğraf vererek sanki AK Parti ilçe başkanlığının etkinliğiymiş gibi halka sunuyor. Vallahi şaka yapmıyorum, bravo başkanım.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

