Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Reklam kod içeriği yüklenmemiş.

BAKIRKÖY BAŞSAVCILIĞINA İHBAR

BAKIRKÖY 24.02.2026 - 17:20, Güncelleme: 24.02.2026 - 17:20
 

BAKIRKÖY BAŞSAVCILIĞINA İHBAR

Hıdırlar bizi ağırlar biz Hıdırları sözünün vücut bulduğu Bakırköy’de, Ayşegül Özdemir kardeşi Ayhan Özdemir’e katılım belgesi verdi. Eşi Cem Ovalıoğlu ise ‘hani bana hani bana’ diye sitem etti. Kurs'un ücretsiz olduğunu duyunca koşarak katılım belgesi alan Ayhan Özdemir'in şimdiden yaz spor okullarına da kaydını yaptırdığı iddia ediliyor.
BOMBA İDDİA CHP Genel Başkanı Özgür Özel sarışın bir ilçe belediye başkanını makamına yani Ankara’ya çağırıp, hakkındaki transfer iddiasını ve yüzüne gözüne bulaştırdığı beceriksizlikleri sormuş. Sarışın belediye başkanı, ‘efendim bana komplo kuruyorlar, Hakkımdaki iddialar yalan, ben asla parti değiştirmem’ vs. vs. vs demiş. Özgür Özel sarışın hanımefendiye pek inanmamış olacak ki, önümüzdeki ay kendi bürokratını gizlice belediyeye göndererek orada denetimi ele alacakmış. Durunnn, daha iddia bitmedi… fırçayı yiyen sarışın başkan güya soluğu Silivri’de, kendisini belediye başkan olarak atayan zatın yanında almış ve genel başkanı bir bir şikayet etmiş. İBB’nin sahilde yeniden düzenleyerek ikinci kez hizmete açtığı kıytırık bir park için koştura koştura gelen İBB Başkan Vekili, daha önce açılmış ve şimdi tadilat görüp yeniden açılacak olan 45 metrekarelik bir parkın açılışını yapacak olan koskoca CHP Genel Başkanı… sonra ‘AK Parti nasıl iktidar oluyor’, ‘bu halk koyun’ serzenişleri… evet bu halk aynaya bakmadan 23 yıldır kendilerine koyun diyenlere……..yor. Sende ahde vefa olsa duyduğun an gelirdin Özgür Özel ama hiç değilse İstanbul’a ayak basar basmaz ilk ziyaret edeceğin yer ikinci defa açılacak olan kıytırık park değil, beynine pıhtı atması sonucu kaldırıldığı Bakırköy Devlet Hastanesi'nde yoğun bakımda olan CHP Gençlik Kolları eski genel Başkanı Barbaros Dinçel kardeşimizdir.   Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar Bakırköy Belediye Başkanı, 15 personelini 15 mahalle muhtarlığında çalıştırarak, belediyemizi her ay ortalama 1.4 milyon TL gibi büyük bir kamu zararına uğratmaktadır. Yasaya aykırı bu durumun savcılığınız tarafından derhal tespit edilerek belediye başkanı hakkında yasal işlem yapılıp, oluşan kamu zararının bizzat belediye başkanı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu’ndan tahsil edilmesi gerekmektedir. Konuyla alakalı Sayıştay Başkanlığı, 5393 sayılı Belediye Kanununun ilgili hükümlerinde muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlayabileceği, "personel görevlendirilmesinin" de yardım kavramına dahil edilmemesi gerektiği ve aksi uygulamanın mevzuatın amacına da lafzına da aykırı olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte mezkür Kanunun 75 inci maddesindeki düzenlemeden hareketle muhtarlıkların kamu tüzel kişiliğine haiz olmaması sebebiyle buralarda belediye personelinin görevlendirilmesinin mevzuata uygun olmadığı belirtilmiştir. Anayasa'nın 123'üncü maddesine göre, kamu tüzel kişiliği kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmaktadır. Mahalle kurulması, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile geçekleşmektedir. Dolayısıyla, mahalle muhtarlıklarının kamu tüzel kişiliğini haiz olduklarını söylemek mümkün değildir. Ayrıca, mahalle muhtarlıkları, Anayasa'da mahalli ve merkezi idare kapsamında ayrı bir idare olarak değerlendirilmediğinden; 5393 sayılı Kanun'un 75'inci maddesindeki düzenlemeden hareketle, buralarda İdare personelinin görevlendirilmesi mevzuata uyarlı değildir. İdarenin hesap ve işlemleri incelendiğinde; 15 adet belediye personelinin, belediye sınırları içerisinde yer alan muhtarlıklarda görevlendirildiği tarafınızca çok rahat tespit edilecektir. Muhtarlarım sizler seçilmiş insanlarsınız. Hemde her partiden oy alarak o koltukları hakkınızla kazandınız. Belediye başkanları başta olmak üzere kimseye eyvallah etmek zorunda değilsiniz. Bazı muhtarların sayfalarına bakınca halis zeytinyağı reklamlarını görüp ben utanıyorum. Mahallelerinizin sorunlarını, iyileştirmeleri paylaşın. Birilerine şirinlik yapacağım diye kendinizi heder etmeyin emi kuzucuklar… Hukuki hiçbir etkisi ve yetkisi olmamasına rağmen yıllardır tek işlevi, kendilerinden olmayanlara karşı, adaleti kandırmak, etki altına almak veya algı yaratmak olan basın konseyi için artık Adalet Bakanlığı bir an önce hareket geçmelidir. Hükümet karşıtı üç-beş şahsın kendilerini dev aynasında görüp halen devam ettirmeye çalıştırdıkları Basın Konseyine bizleri şikayet edip, oradan aldıkları kararla savcılıklara hakkımızda suç duyurusunda bulunmayı planlayan kendilerine devrimci, kendilerine demokrat, kendilerine aydın KARAKTERSİZLERİ de takip etmeye devam ediyoruz. Kendilerine, şaşalı olsun diye Basın Konseyi ismini veren ve tarafsız olduklarını iddia eden vakfın başkanı Pınar Türenç’in CHP Grup toplantısında kürsüye çıkarak; saray, sansür, baskı, “Cumhurbaşkanının maaşı  gibi argümanları kullanarak, “Korkunun ecele faydası yok" şeklinde tehditvari söylemlerde bulunduğu günleri unutmadık. Biz, 'Basın Konseyi'ni FETÖ ile amasız ve ancaksız mücadele süreci başladığında, sürekli toplanmasından, FETÖ'yü eleştiren ve deşifre eden medya kuruluşlarını uyarması ve kınamasından tanıyoruz. Basın Konseyi adlı yapılanmayı 28 Şubat darbe dönemini yaşayanlar çok iyi hatırlayacaklardır. Nerede Müslüman Anadolu halkının aleyhine bir faaliyet yapılırsa destekçisi bu darbeci Basın Konseyi olurdu. Kendi kendilerine mahkeme kurarlar, asarlar keserlerdi. Bir nevi paralel Basın Mahkemesi kurmuşlardı. 28 Şubat cuntasının hedefe koyduğu gazeteciye veya medya organına ilk önce Basın Konseyi tarafından 'kınama cezası' verilir, bu 'kınama cezası'nı ellerinde olan medya organlarında davul zurnayla duyururlar ve sonrasında o gazeteci veya medya organının yöneticileri kendilerini hâkim karşısında bulurlardı. Hâkim karşısına çıkmaktan kurtulanlar ise işinden olurlardı. Basın Konseyi adlı cuntacı yapılanma gazeteci infaz konseyi gibi çalışıyordu. En son aklımda kalan, bu basın konseyi'nin, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik terör örgütü PKK yanlısı dezenformasyon bültenlerinin korkunç iftirasını gündeme taşıyan Haber7'den savunma istemesiydi. Basın Konseyi, Ocak 2022 – Haziran 2024 döneminde gelen 110 şikâyetin 49’unda kınama, 41’inde uyarı cezası verdi. 19 başvuruda ‘şikâyetin yersizliği‘ne hükmedildi. Şimdi sıkı durun; tarafsız olduğunu iddia eden bu konsey o dönemde kimlere ceza verdi. Basın Konseyi’nden 5 ve daha fazla kınama yahut uyarı cezası alan 4 haber kuruluşu var: Yeni Akit (9 kınama – 4 uyarı), Sabah (4 kınama – 2 uyarı), Yeni Şafak (3 kınama – 3 uyarı), Takvim (2 kınama – 3 uyarı). Hürriyet, Cumhuriyet ve Aydınlık gazetelerine yönelik 2’şer başvuruda da şikâyetin yersizliğine hükmedildi.  Bilinmesini isteriz ki, kendisini medya denetim kuruluşu zannetme hadsizliğini sergileyen, kendi patronları, genel müdürleri için tek satır yazmaya cesaret edemeyip; "kurbanlarını hep kavgalı oldukları gazetelerden seçen" insanların kurduğu bir gariban teşkilat hem devletimiz tarafından, hemde tarafımızca da yok hükmündedir. Konsey fikrine şiddetle karşı çıkan Uğur Mumcu, İlhami Soysal, Nail Güreli’yi rahmetle anıyorum. TGS. ÇGD ve FMD’yi ise, basın konseyin gerçek amacını bilerek reddettikleri için tebrik ederim. Elbette bu, ‘biz konseyiz’ diyerek istediklerini yapabileceklerini zanneden hadsizlere karşı suç duyurusunda bulunup,  hem ceza, hem maddi, hemde manevi davalarımızı açacağız.  
Hıdırlar bizi ağırlar biz Hıdırları sözünün vücut bulduğu Bakırköy’de, Ayşegül Özdemir kardeşi Ayhan Özdemir’e katılım belgesi verdi. Eşi Cem Ovalıoğlu ise ‘hani bana hani bana’ diye sitem etti. Kurs'un ücretsiz olduğunu duyunca koşarak katılım belgesi alan Ayhan Özdemir'in şimdiden yaz spor okullarına da kaydını yaptırdığı iddia ediliyor.

BOMBA İDDİA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel sarışın bir ilçe belediye başkanını makamına yani Ankara’ya çağırıp, hakkındaki transfer iddiasını ve yüzüne gözüne bulaştırdığı beceriksizlikleri sormuş. Sarışın belediye başkanı, ‘efendim bana komplo kuruyorlar, Hakkımdaki iddialar yalan, ben asla parti değiştirmem’ vs. vs. vs demiş. Özgür Özel sarışın hanımefendiye pek inanmamış olacak ki, önümüzdeki ay kendi bürokratını gizlice belediyeye göndererek orada denetimi ele alacakmış.

Durunnn, daha iddia bitmedi… fırçayı yiyen sarışın başkan güya soluğu Silivri’de, kendisini belediye başkan olarak atayan zatın yanında almış ve genel başkanı bir bir şikayet etmiş.

İBB’nin sahilde yeniden düzenleyerek ikinci kez hizmete açtığı kıytırık bir park için koştura koştura gelen İBB Başkan Vekili, daha önce açılmış ve şimdi tadilat görüp yeniden açılacak olan 45 metrekarelik bir parkın açılışını yapacak olan koskoca CHP Genel Başkanı… sonra ‘AK Parti nasıl iktidar oluyor’, ‘bu halk koyun’ serzenişleri… evet bu halk aynaya bakmadan 23 yıldır kendilerine koyun diyenlere……..yor.

Sende ahde vefa olsa duyduğun an gelirdin Özgür Özel ama hiç değilse İstanbul’a ayak basar basmaz ilk ziyaret edeceğin yer ikinci defa açılacak olan kıytırık park değil, beynine pıhtı atması sonucu kaldırıldığı Bakırköy Devlet Hastanesi'nde yoğun bakımda olan CHP Gençlik Kolları eski genel Başkanı Barbaros Dinçel kardeşimizdir.

 

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar

Bakırköy Belediye Başkanı, 15 personelini 15 mahalle muhtarlığında çalıştırarak, belediyemizi her ay ortalama 1.4 milyon TL gibi büyük bir kamu zararına uğratmaktadır. Yasaya aykırı bu durumun savcılığınız tarafından derhal tespit edilerek belediye başkanı hakkında yasal işlem yapılıp, oluşan kamu zararının bizzat belediye başkanı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu’ndan tahsil edilmesi gerekmektedir. Konuyla alakalı Sayıştay Başkanlığı, 5393 sayılı Belediye Kanununun ilgili hükümlerinde muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlayabileceği, "personel görevlendirilmesinin" de yardım kavramına dahil edilmemesi gerektiği ve aksi uygulamanın mevzuatın amacına da lafzına da aykırı olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte mezkür Kanunun 75 inci maddesindeki düzenlemeden hareketle muhtarlıkların kamu tüzel kişiliğine haiz olmaması sebebiyle buralarda belediye personelinin görevlendirilmesinin mevzuata uygun olmadığı belirtilmiştir. Anayasa'nın 123'üncü maddesine göre, kamu tüzel kişiliği kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmaktadır. Mahalle kurulması, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile geçekleşmektedir. Dolayısıyla, mahalle muhtarlıklarının kamu tüzel kişiliğini haiz olduklarını söylemek mümkün değildir. Ayrıca, mahalle muhtarlıkları, Anayasa'da mahalli ve merkezi idare kapsamında ayrı bir idare olarak değerlendirilmediğinden; 5393 sayılı Kanun'un 75'inci maddesindeki düzenlemeden hareketle, buralarda İdare personelinin görevlendirilmesi mevzuata uyarlı değildir. İdarenin hesap ve işlemleri incelendiğinde; 15 adet belediye personelinin, belediye sınırları içerisinde yer alan muhtarlıklarda görevlendirildiği tarafınızca çok rahat tespit edilecektir.

Muhtarlarım sizler seçilmiş insanlarsınız. Hemde her partiden oy alarak o koltukları hakkınızla kazandınız. Belediye başkanları başta olmak üzere kimseye eyvallah etmek zorunda değilsiniz. Bazı muhtarların sayfalarına bakınca halis zeytinyağı reklamlarını görüp ben utanıyorum. Mahallelerinizin sorunlarını, iyileştirmeleri paylaşın. Birilerine şirinlik yapacağım diye kendinizi heder etmeyin emi kuzucuklar…

Hukuki hiçbir etkisi ve yetkisi olmamasına rağmen yıllardır tek işlevi, kendilerinden olmayanlara karşı, adaleti kandırmak, etki altına almak veya algı yaratmak olan basın konseyi için artık Adalet Bakanlığı bir an önce hareket geçmelidir. Hükümet karşıtı üç-beş şahsın kendilerini dev aynasında görüp halen devam ettirmeye çalıştırdıkları Basın Konseyine bizleri şikayet edip, oradan aldıkları kararla savcılıklara hakkımızda suç duyurusunda bulunmayı planlayan kendilerine devrimci, kendilerine demokrat, kendilerine aydın KARAKTERSİZLERİ de takip etmeye devam ediyoruz.

Kendilerine, şaşalı olsun diye Basın Konseyi ismini veren ve tarafsız olduklarını iddia eden vakfın başkanı Pınar Türenç’in CHP Grup toplantısında kürsüye çıkarak; saray, sansür, baskı, “Cumhurbaşkanının maaşı  gibi argümanları kullanarak, “Korkunun ecele faydası yok" şeklinde tehditvari söylemlerde bulunduğu günleri unutmadık.

Biz, 'Basın Konseyi'ni FETÖ ile amasız ve ancaksız mücadele süreci başladığında, sürekli toplanmasından, FETÖ'yü eleştiren ve deşifre eden medya kuruluşlarını uyarması ve kınamasından tanıyoruz.

Basın Konseyi adlı yapılanmayı 28 Şubat darbe dönemini yaşayanlar çok iyi hatırlayacaklardır.
Nerede Müslüman Anadolu halkının aleyhine bir faaliyet yapılırsa destekçisi bu darbeci Basın Konseyi olurdu. Kendi kendilerine mahkeme kurarlar, asarlar keserlerdi. Bir nevi paralel Basın Mahkemesi kurmuşlardı.
28 Şubat cuntasının hedefe koyduğu gazeteciye veya medya organına ilk önce Basın Konseyi tarafından 'kınama cezası' verilir, bu 'kınama cezası'nı ellerinde olan medya organlarında davul zurnayla duyururlar ve sonrasında o gazeteci veya medya organının yöneticileri kendilerini hâkim karşısında bulurlardı. Hâkim karşısına çıkmaktan kurtulanlar ise işinden olurlardı. Basın Konseyi adlı cuntacı yapılanma gazeteci infaz konseyi gibi çalışıyordu.

En son aklımda kalan, bu basın konseyi'nin, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik terör örgütü PKK yanlısı dezenformasyon bültenlerinin korkunç iftirasını gündeme taşıyan Haber7'den savunma istemesiydi.

Basın Konseyi, Ocak 2022 – Haziran 2024 döneminde gelen 110 şikâyetin 49’unda kınama, 41’inde uyarı cezası verdi. 19 başvuruda ‘şikâyetin yersizliği‘ne hükmedildi. Şimdi sıkı durun; tarafsız olduğunu iddia eden bu konsey o dönemde kimlere ceza verdi. Basın Konseyi’nden 5 ve daha fazla kınama yahut uyarı cezası alan 4 haber kuruluşu var: Yeni Akit (9 kınama – 4 uyarı), Sabah (4 kınama – 2 uyarı), Yeni Şafak (3 kınama – 3 uyarı), Takvim (2 kınama – 3 uyarı).

HürriyetCumhuriyet ve Aydınlık gazetelerine yönelik 2’şer başvuruda da şikâyetin yersizliğine hükmedildi. 

Bilinmesini isteriz ki, kendisini medya denetim kuruluşu zannetme hadsizliğini sergileyen, kendi patronları, genel müdürleri için tek satır yazmaya cesaret edemeyip; "kurbanlarını hep kavgalı oldukları gazetelerden seçen" insanların kurduğu bir gariban teşkilat hem devletimiz tarafından, hemde tarafımızca da yok hükmündedir.

Konsey fikrine şiddetle karşı çıkan Uğur Mumcu, İlhami Soysal, Nail Güreli’yi rahmetle anıyorum. TGS. ÇGD ve FMD’yi ise, basın konseyin gerçek amacını bilerek reddettikleri için tebrik ederim.
Elbette bu, ‘biz konseyiz’ diyerek istediklerini yapabileceklerini zanneden hadsizlere karşı suç duyurusunda bulunup,  hem ceza, hem maddi, hemde manevi davalarımızı açacağız.
 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve tekhabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.