Haber Detayı
09 Kasım 2021 - Salı 16:43
 
İŞÇİNİN SIRTINDAN ŞOVA DEVAM
Hiç unutmam, 2016 yılında DİSK üyesi olup işten atılan emekçi kardeşlerimiz belediye önünde grev çadırı kurmuşlardı. Çadırda işten atılmış, üzerinde Belediye İş forması olan nur yüzlü bir ablamız, Fatma Çalışkan vardı. Kendisi Belediye İş üyesiydi ama sendikası ona destek vermemiş ve Bakırköy Belediyesinin DİSK’li üyeleri sahip çıkmışlardı. O grevden sonra bir daha göremedim Fatma ablayı. Eğer yazımı okuyorsa, buradan ellerinden öpüyorum.
BAKIRKÖY Haberi
İŞÇİNİN SIRTINDAN ŞOVA DEVAM

Her şey 4 Kasım 2021’de yazdığım, ‘İşçi Grevi Siyasi Greve Dönüştü’ haberimden sonra başladı. O haberimde, ‘’ Apo serbest bırakılsın diyen HDP Milletvekilleri, terör örgütü PKK’nın adeta sözcülüğünü yapan Evrensel gazetesi yazarı, DDSB vs. grev çadırında bulunma nedenleri sadece belediyeden haklı taleplerini istemek olan işçilere gelip siyasi konuşma, parti-örgüt propagandası yapamazlar. Belediye İş sendikasında, kendilerinden asla şüphe duymadığım Türk Milliyetçisi arkadaşlarım var. Bu nasıl eylem tarzıdır ki, o arkadaşlarımızın siyasi düşünceleri yok sayılarak grev adeta HDP’nin ve farklı fraksiyonların siyasi arenasına dönüştürülmüştür!’’ demiştim. Bakın, 2 Ocak 2017 tarihinde Belediye-İş Genel Merkezi Eğitim ve Basın Yayın Genel Sekreteri Bayram Özkan, kendi Facebook hesabından Evrensel Gazetesi için ne demiş, “Satılmış tetikçiler iş başında öncelikle gazete diye çıkan evrensel kaç para karşılığı haber yapıyor merak ediyorum…”

Neyse, biz yine devam edelim. Haberimizden sonra dün, YURDAKUL A.Ş. Genel Mali Sekreteri Bayram Özkan, emekçi kardeşlerimizle birlikte belediye önünde bir basın açıklaması yaptı. Genelde açık yüreklilikle konuşan Özkan’a, yaptığım haberlerimi de doğruladığı için teşekkür ederim. Evet, genelde diyorum çünkü konuşma arasında, 2 yıldır zam yapmama gerekçesini ‘İki sendika arasındaki çekişme’ ifadeleriyle özetleyen Başkan Kerimoğlu’na, “Peki o sendikayı buranın başına bela eden kim? İşçileri bölmek, mağdur etmek için bu ikiliği yaratan kimin müdürleri?” diye sordu. Hadi buyur burdan yak…. Bir sendika yöneticisinin diğer bir sendika için, ‘’Başa Bela, Mağdur Eden, Bölen’’ demeye hakkı var mı? Gerçi sayın Bayram Özkan yine 2017 yılında, “Bornova Belediyesinde taşeronda çalışan işçileri kendi elinizle terör örgütü destekçisi bir yere teslim ettiniz bunun adı ne peki, sizde yürek yok ben söyleyeyim alçaklık şerefsizliktir bunun adı” şeklindeki ifadelerle Bornova Belediyesi taşeronunda örgütlenen Genel-İş Sendikasına ağır hakaretlerde bulunmuştu.

YURDAKUL A.Ş. Genel Mali Sekreteri Bayram Özkan yine konuşmasında, sendikacılığı çok iyi bildiğini de savundu ama öyle bir cümle kullandı ki, vallahi ben utandım.

Peki, Ne Dedi Özkan?

Bayram Özkan, 2 yıldan beri tiyatro perdelerinin bir kez dahi açılmadan işçilerin maaş aldığını söyleyen Kerimoğlu’na, “40 tane arkadaşımız pandemiden dolayı tiyatronun perdelerini açmamış olabilir. Geriye kalan tüm arkadaşlarımız temizlik ve belediyenin diğer işleri dahil olmak üzere çalışmalarını sürdürmüştür” diye trajikomik bir açıklama yaptı.

Bu nasıl işçiyi savunma şekli, sendikacılık anlayışıdır. ‘’40 tane arkadaşımız pandemiden dolayı tiyatronun perdelerini açmamış olabilir’’ demek, salgından dolayı devletin almış olduğu kararı tiyatroculara mal etmektir. Salgın hastalıktan dolayı tiyatro perdelerini açmamak o 40 Tiyatro çalışanın mı suçu? Acaba, 40 tiyatrocu emekçi, sırf işten kaytarmak için Çine’e gidip salgını mı icat ettiler? ‘’Bakırköy kültürün başkentidir’’ diyen sayın Kerimoğlu, bu sözü o tiyatro emekçilerinin üstün performans sergileyerek ortaya koydukları sanatsal etkinlikler sayesinde söyleyebilmiştir. Ayrıca, tiyatro personelinin salgın süresince maaşlarını belediye ödememiş, zorla kısa çalışma ödeneğinden faydalandırılmışlardır sendikacı beyefendi. Öküz öldü ortaklık bozuldu zihniyetiyle hareket edip, o tiyatro emekçilerinin emeklerini salgını bahane ederek yok saymak hangi ahlak anlayışına sığar? Madem öyle, yılda sadece bir yangına gittiler diye itfaiyecilere de ‘Boş Yere Maaş Alıyorlar’’ diyelim.

İlla beleş maaştan bahsedeceksek; yedi yıldır belediyenin gayrimenkullerini kiraya verip geçimlerini sağlayan mirasyedi konumundaki BYUAŞ’ı konuşalım. Yine yedi yıldır hiçbir şey danışmadan danışman maaşı ödediklerinizi de masaya yatıralım.

Sayın Özkan sendikacılığı çok iyi biliyor ya, belediye meclis üyelerine seslenip, ‘’Bakırköy emekçisine sahip çıkın’’ demiş. Kendisine soralım; son yedi yıldır Belediye İş sendikası üyesi kaç gariban işçi, amcası-dayısı-teyzesi-halası olmadığı için işten atıldı ve siz işten atılan işçilere sahip çıkıp, ortaya hangi eylemi koydunuz? Belediye binasında yediği dayaktan dolayı ağzı-yüzü dağılan işçi üyenize sahip çıktınız mı?

 

Sözün özü; Bakırköy Belediyesi, sendikalı-sendikasız ayırt etmeden tüm çalışanlarına insanca yaşamaları için hak ettikleri zamları derhal vermelidir.

Kaynak: Editör: H. Murat BAŞBAY
Etiketler: İŞÇİNİN, SIRTINDAN, ŞOVA, DEVAM,
Yorumlar
Haber Yazılımı