NATO TÜRKİYE'Yİ İŞGAL EDECEKTİ...

Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatih Rüştü Zorlu’yu asıl idama götüren Türkiye – ABD Güvenlik ve İşbirliği Anlaşmasıdır.(1959) Bu antlaşma, Demokrat Parti döneminde, 5 Mart 1959 tarihinde imzalanmıştır. Antlaşma, Türkiye Cumhuriyeti adına Fatin Rüştü Zorlu ve Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti adına Büyükelçi William Fletcher Warren tarafından imza edilmiştir!

Türkiye’ye gelebilecek her türlü iç!!! ve dış tehdit esnasında Birleşik Devletler’in askeri müdahalesinin yolunu açan antlaşma olarak da kabul edilebilir.

 

1 Haziran 2016 Tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ( 15 Temmuz hain kalkışmasından 45 gün önce ) özetle; Ülkede kaos!!! çıkması durumunda, ‘çatışmayı önlemek' maksadıyla NATO'nun “Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvveti'ni” hiç bir izne ihtiyaç duymadan 48 - 72 saat içinde bölgeye göndermesinin önünü açıyordu. Bu müdahale için TBMM'den onay beklenilmesi halinde, sürecin “tehlikeli” şekilde uzaması ihtimaline binaen, Meclis devre dışı bırakılmıştı. NATO bu kararla kara, deniz ve hava personelinden müteşekkil 5 bin kişilik tugayı 48 saat içinde istediği yere indirme hakkı elde ediyordu. Hatta akabinde 5 ile 7 gün içinde 10 bin kişilik iki tugay daha gönderebilme hakkına sahipti. Türkiye'de bir çatışma çıksa, Suriye veya Irak'tan Türkiye'ye kaosa yol açabilecek bir saldırı gelse, 5 gün içinde 15 bin “Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvveti” de NATO kararıyla gelebilecekti!

Hazır ABD-NATO'dan söz açılmışken; Dedeağaç’ta ( sınırımızdan 40 km ötede ) sözde Rusya’ya karşı kurulmuş olan Birleşik Devletler Üssü var! Bu üs, yüzlerce kara unsurunun yanı sıra, 150 km menzilli karadan karaya ve karadan havaya füzelerle donatılmıştır. ( Bu menzilli füzelerle Rusya’nın vurulması imkânsız olduğuna göre asıl hedef nedir?)

 

Sözün özüne gelecek olursak; 15 Temmuz FETÖ eli ile gerçekleştirilen bir NATO-ABD operasyonudur. Bu, bir işgal girişimiydi. Eğer 15 Temmuz darbesi başarılı olsaydı, 16 Temmuz sabahı ABD-NATO ordusu iç çatışmayı bahane ederek Türkiye’yi işgal edecekti. Hatırlarsanız, NATO’cu komutanlar FETÖ’cüler tutuklanmaya başladığında, Türkiye’nin yaptığı operasyonları eleştirerek, ‘müttefiklerimiz tutuklanıyor’ diye boşuna söylememişlerdir.”

 

Aniden bir çok noktada başlayan yangınları, ( rejim aleyhtarı Amerikancı ) Afgan ve Arap istilasını ve bilinçli yahut safiyane yapılan “HelpTurkey” çağrılarını, ( organize olarak yapıldığı tespit edilmiş bir durum ) neticede oluşturulmak istenilen “her türlü iç tehdidi” yahut “ ülkede kaos çıkması” durumunu bu yapılmış olan antlaşmalar çerçevesinde değerlendirmenizi ve MHP Genel Başkanı Dr. Devlet BAHÇELİ’nin “beka meselesinden” neyi kastettiğini bir de bu açılardan bakarak yorumlamaya çalışmanızı temenni ederim...